Halıysa, halı satışının dijital ortamdaki eksiklerini tamamlayarak üreticiyi kullanıcıyla doğrudan buluşturacak bir satış altyapısı sunmayı hedefliyor.
Türkiye’de online halı satışına yönelik gelişen pazar yapısı içerisinde konumlanan Halıysa, kullanıcıların farklı halı seçeneklerine tek bir platform üzerinden ulaşabilmesini amaçlayan bir yapı sunuyor. Markanın çalışma modelini, dijital satış sürecindeki deneyimlerini ve sektörün mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerini konuşmak üzere Halıysa marka kurucusu İlker Oduncuoğlu ile bir araya geldik.
Öncelikle böyle bir platform oluşturma fikri nasıl ortaya çıktı?
Türkiye’de halı satışı uzun yıllardır güçlü bir üretim altyapısına sahip olmasına rağmen, bu gücün dijital ortama yeterince taşınamadığını gördüm. Hem üreticiler hem toptancılar, büyük pazaryerlerinde karma içerikler arasında kayboluyor; müşteriye doğru şekilde ulaşamıyorlardı. Bu eksikliği fark ettiğimde “neden halıya özel, sadece bu sektöre hizmet eden modern bir pazaryerimiz olmasın?” düşüncesi Halıysa markasının temeli oldu.
Türkiye’nin ilk ve tek yerli–milli halı satış platformunu hayata geçirirken sizi harekete geçiren ihtiyaç neydi?
Aslında ihtiyaç iki noktada birleşiyordu: Birincisi; sektörün gücü vardı fakat dijital kanallar hep genel e-ticarete göre tasarlanıyordu. İkincisi; satıcılar hem lojistik hem tanıtım hem teknik altyapı açısından dezavantajlı kalıyordu. Halıysa markasını kurarken amacım, üreticinin emeğini kullanıcıya “doğrudan ve doğru şekilde” ulaştırabilen yerli bir altyapı kurmaktı.
Platformun işleyiş modeli nasıl çalışıyor? Halı üreticileri ve toptancılar bu sisteme nasıl dahil oluyor, satış süreçleri nasıl ilerliyor?
Platformun işleyişi oldukça basit bir yapıya sahip. Halı üreticileri veya toptancılar mağazalarını açarak ürünlerini sisteme ekliyor, siparişler Halıysa üzerinden yönetiliyor ve ödeme güvenliği yine platform tarafından sağlanıyor. Biz teknik altyapıyı, müşteri desteğini ve tanıtım tarafını üstleniyoruz; satıcı ise üretimine ve satışına odaklanabiliyor.
Geleneksel satış yöntemlerine kıyasla haliysa.com hangi noktada fark oluşturuyor? Özellikle üretici ve toptancı tarafında ne tür kolaylıklar sunuyor?
Geleneksel modelde üretici ya fuarlar ya toptancılar ya da mağaza ağıyla büyümeye çalışıyor. Dijitalde ise marka görünürlüğü anında sağlanıyor.
Halıysa ’da, Mağaza açmak kolay, reklam maliyeti yok, ürünler modern tasarım diliyle sergileniyor, hedef kitle doğru trafikle buluşuyor, sipariş yönetimi tek panelden ve faturalandırma entegrasyonlu bir sistem. Bunlar satıcıya hem hız hem düşük maliyet getiriyor. Biz markaların dijital vitrini oluyoruz. Ürün hikâyesi, tasarım dili, kataloğu ve satış süreci tamamen profesyonel görünümde müşterinin karşısına çıkıyor.
Türkiye’nin halı sektöründeki gücünü dijital ortama taşımayı hedefliyorsunuz. Bu doğrultuda geleceğe yönelik planlarınız ve hedefleriniz neler?
Halıysa’ yı Türkiye’de halının dijital merkezi yapmayı, sonrasında da ihracat tarafına genişletmeyi hedefliyoruz. Gelecek planımız ise Türkiye’nin halı üretim gücünü aynı modernlikle dünyanın her yerine ulaştırmak. Kısa vadede satıcı çeşitliliğini artırmayı hedeflerken, uzun vadede e-ihracat, yurtdışı lojistik ve Halıysa markalı özel koleksiyonlar gibi planlarımız bulunuyor.
Halı üreticileri ve toptancılara bir çağrı yapacak olsanız, haliysa.com’a neden bugün katılmalılar?
Bugün dijitalleşme artık bir tercih değil, zorunluluk. Halıysa üreticinin emeğini doğrudan kullanıcıyla buluşturan, satış maliyetini düşüren ve markayı görünür yapan profesyonel bir satış kanalı sunuyor.
Satıcıları platforma davet ederken vurgulamak istediğiniz En önemli mesajınız nedir?
Bu sektörde emek veren tüm üreticilere söylemek istediğim şey çok basit: dijitalleşme artık bir trend değil, zorunluluk. Bugün Halıysa ’ya katılan markalar sadece bugünkü müşteriye değil, gelecekteki kullanıcıya da şimdiden ulaşmış oluyor. Bugün gelmek, yarını kazanmak demek.


